22 Ağustos 2011 Pazartesi

Paraben gerçekten zararlı mı?

Son zamanlarda sık sık konuşulan bir konu. Paraben zararlıdır deniliyor.Hatta daha öteye gidip kansere neden olmakla suçlanıyor. Kim demiş niye demiş. Elinde yeterince veri var mıymış orası meçhul.

Aslında bu sadece benim gibi kozmetik kullanıcılarını ilgilendiren bir durum değil. Paraben ilaç sektöründe ve daha pek çok yerde koruyucu olarak kullanılan bir madde. Mikro organizmaların çoğalmasını engelleyerek ürünün  daha uzun süre kullanımını sağlıyor. Ve neresinden bakılırsa bakılırsın, sırf bu açıdan bile faydası , olası zararlarından daha çok.

is paraben harmful

En son bir araştırma yapılmış ve meme kanserini tetikleyebilir denmiş paraben için. Hadi tamam bir deli bir kuyuya taş atmış da keşke o 40 akıllı çıkarmaya çalışmadan önce bir araştırsaymış, işin doğrusu nedir diye baksaymış bir kaynaklara.

Avrupa Birliği diyor ki , paraben i yüzde 0.25 oranında ilaçlarda ve yüzde 0.4 oranında da kozmetikte kullanmak güvenlidir, bu bir.
İkincisi ise, paraben in yüzde 99 u metabolize olarak idrar yoluyla dışarı atılıyor.
Üçüncü ve en can alıcı olanı ise paraben kullanımı ile meme kanseri oluşumu arasında hiç bir anlamlı ilişki olmaması. O müthiş araştırmada aslında tespit edilen şey parabenlerin soya sosundan bile milyon kez daha zayıf östrojenik etkisi.

Sonra da insanları ayağa kaldırıyorlar, vay efendim paraben kanser yapar. Peki kozmetik ürünleri geçtim , ilaçlarda koruyucu kullanımı kaldırılsa nasıl sonuçları olur hiç düşünüldü mü?



Ayrıca şöyle de bir gerçek var ; her şeyin fazlasının zarar olduğu bir denge kurulmuş dünyada. Kullandığımız kozmetikleri sınırlayıp ; her gün 10 çeşit yerine 3-4 çeşit ürün kullanarak kafamızdaki soru işaretlerini de azaltabiliriz.
Hep bir kümülatif etkiden bahsediliyor ; işte bu kümülatif etki riski de azalmış olur ^^

Sonuç olarak ; güvenilir markaların güvenilir ürünlerini kullandıktan sonra bir sorun teşkil edeceğini zannetmiyorum. Araştırmalar hala devam ediyor ; ama hala kanser ile paraben arasında anlamlı bir ilişki bulan yok ^^

selüliti azaltan çorap ve instagram 'dan alışveriş konulu yazılarımı da okuaybilirsiniz.

Saygılar

13 yorum :

  1. Bu paraben konusu benim de canımı sıkıyordu, çok faydalı bir yazı olmuş (: Teşekkürler (:

    YanıtlaSil
  2. ben de çok mutlu oldum bu yazıyı okuduğuma :) vay be zaten millet felaket tellalı kanser yapmayan şey kalmadı günümüzde onlara kalsa

    YanıtlaSil
  3. insanları hastalık hastası yapacaklar bu gidişle :) kanser dediğin kontrolsuz çoğalan hücre, bir sistem hatası :) herkesın başına gelebilir. sağlıklı beslenen ve stressiz hayatı olanlar kanser olamaz diye bir şart yok :)

    olasılıklar var, istatistikler var. ama ne demisler,istatistik sayılarla yalan söyleme bilimidir :)

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar güzel yazmıssınız ve 3 kişi de ne kadar çok beğenmiş. Ancak hiçbir bilimsel veri bulunmayan yazınızın doğruluğuna bu kadar kolay inanılması gerçekten şaşırtıcı. Paraben çoğu ülkede yasaklanan ve kanserojen olduğu kanıtlanan bir kimyasal. Ben sizin düşünce özgürlüğünüzğü takdir ediyorum, dilediğinizi blogunuzda paylaşabilme hürriyetiniz var tabii, ancak halkımızın hiç bir bilimsel veriye dayanmayan, bilir kişinin elinden çıkmamış bir yazıya itibar ederek, parabenli ürün kullanımına devam etmesini anlayamıyorum. Kusura bakmayın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adsız,bu konuda yeterınce senın adına bılımsel arastırma dedıgın makalelerden okudum. Ve parabenın kanserojen oldugunu kanıtlayan yok. Ayrıca 2008 yılında da parabenler ıcın kanser yapar,cıss cıgırtkanlıgı yapan arastırmaların sonucları ıncelenmıs ve kanserojen olduguna dair bır kanıt yoktur sonucu cıkmıstı. Benım kanıtlarım bu sonuclar, amerıkan kanser bırlıgının "parabenın kanserojen olduguna dair bır kanıt yoktur. Calısmalara devam edılmektedır" acıklaması. Sonra konuyla bu kadar ılgılıysenız paraben kullanımının belırlı mıktarlarla sınırlandıgını da bılıyorsunuzdur,bol kepce kullanılan bır sey degıl. Bır de son olarak, bana bu paraben kanserojendır dıyen bılımsel arastırmaları ısım ve yazar olarak verırsenız(ve hatta lınk de olsa super olur) sevınırım, yazıyı okuyanlar bahsettıgınız arastırma sonuclarına da baksın,guvenılırlıgını sorgulasın.ha bır de bu parabenı yasaklayan ulkelerı de yazın bır zahmet,hepımız bılgılenelım. Cunku benım bıldıgım sadece danımarka'da , parabenın 2 turevı,o da 3 yas altı cocuklar ıcın losyon ve cılt bakım urunlerınde kullanımı,yasaklandı. Bu yasaklama da paraben kanserojendır dıyerek yapılmadı ayrıca. Bılgınıze sunulur. Kanıtlarınızla gelmenız beklenır :)

      en en son olarak, adsızların kalmadıgı; herkesın ısmı gorunerek rahatca yorumlar yapabıldıgı gunlerı gormek ısterdım :)

      ıyı gunler

      Sil
  5. Bırakın artık şu parabenin yakasını gerçekten, parabensiz ürün arayana kadar parabenden 10 kat zararlı olan maddelere dikkat edin, herkes takmış bir parabendir gidiyor. Tamam anlıyorum kozmetikte içeriğe önem veriyorsunuz ama bu tek parabenle olmuyor. Çok ama çok vahim bir durum gerçekten! Ben zararsız kozmetik kullanmak istiyorum diyorsanız anlarım ve saygı duyarım fakat zararlılığı kanıtlanmış onca içerik varken; herkesin zararlılığı kanıtlanmamış parabene yüklenmesini saçma buluyorum... Lütfen oturun paraben hakkında yazılmış haberleri değil de bilimsel makaleleri okuyun, lütfen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sorun zaten araştırmayıp her söylenene inanmaları. yukardaki adsız da bilimsel araştırma demiş de hangi bilimsel araştırma pardon??
      onur haklısın, zararlı oldugu kanıtlanmıs o kadar ıcerık varken parabene takılıp kalınması sinir bozucu.

      Sil
  6. Ben bu konuyla ilgili parabenlerin parfümlerde ve kozmetiklerde kullanılması sonucu kanser hastalığına yakalanma riskinin artışı üzerine bir final projesi hazırlamış ve bundan A plus ile geçmiş biri olarak söylüyorum ki; paraben za-rar-lı-dır. ve evet kesin olarak kanıtlanamamış olması onu zararsız yapmaz, teknoloji ve bilim gelişiyor.. zamanla net olarak ortaya çıkacaktır. bu kadar güvenle kullanmamanızı öneririm, çünkü projem için gerçekten birçok uzmanla görüştüm ve sonuç korkutucu derecede zararlırdır ve bu maddenin etkileri bir-iki yılda değil uzun vadede ortaya çıkar.. kozmetikler konusunda bu kadar iyimser davranmamanız sizin faydanıza olur..
    iyi günler dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. A plus ile geçmek durumu değiştirmez.

      ben kesin veriler ışığında konuşulması taraftarıyım. Zararlı olduğu ispatlanmış ve inatla kozmetiklerde kullanılan koruyucular varken, paraben'in üzerine gidilmesi saçma. kozmetik standlarındaki iki lafı biraraya getirmekten aciz kişiler bile " paraPen yok bunda" diye satış yapmaya çalışıyorsa durum vahim. Ha bir de konuştuğunuz uzmanlar kimdir? uzmanlıkları nedir? neye dayanarak konuşuyorlar? çalışmaları nelerdir? isimlerini söyleyin ben de bakayım yayınlarına.
      bir de, çoğu yerde " bağımsız bilim adamlarının yaptığı çalışmaya göre" diye yayınlanan haberlerde kaynak gösterilenler ,bildiğimiz üniversitedeki öğretim üyeleri (ve hatta asistanlar bile olabiliyor :D)

      ağzı olan konuşuyor
      daha uzun yazardım ama , kısaca ben doğru bilgi isterim. Kanser de çok bilinmeyenli bir denklemdir. En basiti, eğer yazılanları takip ediyorsanız bu tür deneylerde kullanılan fare ırkının pek de masum olmadığı, kontrol grubunda bile kansere rastlandıgı gözlemlenmiş. Bu demek ki kahve içirsen kanser olacak fare ırkıyla çalışma yapan ve bu sonuçları yayınlayan " bağımsız bilim adamları" da var. :)



      Sil
  7. Merhabalar,

    Günümüzde bir çok kimyasalın zararları saymakla bitmiyor. Bunların kanser yaptıkları bilinmesine rağmen ticari amaçlar nedeni ile açıkça söylenmiyor ve firmalar tarafından engelleniyor. Teknolojik cihazların insan bedeni üzerindeki zararları da aynı bu kimyasallar gibi kanser yaptığı bilinmesine rağmen aynı sebeplerle açıklanmayarak engelleniyor.

    Radyasyon Onkolojisi'nde çalışan bir sağlık uzmanı olarak size tavsiyem bunları kullanıyorsanız gelecekteki etkilerini de gözardı etmemeniz, insanları bu konuda bilgilendirmenizdir.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahsettiğiniz konuda haklısınız. Biyomedikal cihazlarda o risk var. ve hatta risk grupları da var 1, 2a, 2b ve 3 gibi :)

      x ışınlarını ya da gamma ışınlarını geçtim, hamile kadınların tutmasalar her hafta bebeği göreceğim diye gireceği ultrasound da bile risk var.

      ama şu da var, tedavi amaçlı kullanılan yöntemler bunlar( çoğu) ve fayda zarar terazisi esas oluyor kullanımda :)

      kozmetiklerdeki meseleye gelince, gerçekten kaç makale okuduğumu hatırlamıyorum ama yorumlarda da mevcut, henüz kesin bir şey yok, arastırmalar devam ediyor.

      Sil
  8. Evet, biyomedikal cihazlarda var ancak benim asıl vurgulamak istediğim günlük hayatta sık kullandığımız hayatımızı kolaylaştıran cep telefonu, laptop gibi cihazlar. Bunlar da aynı kimyasallar gibi üstü kapatılan konular.

    Şunu da belirtmek isterim, bu kozmetiklerin sık kullanımda meme kanseri hastalarının lenfatiklerdeki şişlikler, son zamanlarda da beyin tümörlerinde özellikle sağ tarafta kulağa yakın tümör oluşumunun sıklığı fazlasıyla göze çarpmakta. Bunlarla ilgili yorum yapmak istemiyorum ancak hiçbir şeyin etkisini gözardı etmeyin diyorum.

    Her makalenin bilimselliğine inanmayın lütfen, sonuçları farklı şekillerde, yanlı yorumlamak mümkün bunu fazlasıyla görüyoruz. Bu yüzden neyin doğru neyin yanlış olduğunu kesin yargılarla söylemek, o 'cici' bu 'kötü' demek maalesef mümkün değil. İnternette okuduğunuz her şey de doğru değil.

    Son söyleyebileceğim hayatımızı kolaylaştıran her şeyin bir gün bambaşka bir oluşuma yol açabileceği. Sağlıklı günler diliyorum.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elektromanyetik dalgalardan bahsediyorsunuz :)

      çok çok uzun yazabilirim bu konuda :) Ama şöyle söyleyeyim kısaca , bunlar iyonlastırıcı değiller. ilk ve en çok göze çarpan etkileri de ısıl etkiler. garip gelecek ama her gün kullandığımız ütü nün bir baz istasyonundan daha fazla elektromanyetik enerji yaydığı bilinmez. ya da yatağımızın yanı başındaki prizden yayılan elektromanyetik dalgalar?


      her makalenin bilimselliğine inanmam,bazı şeyleri akıl süzgecinden gecirmek lazım.yukarıdaki yorumumda her makalenin bilimsel olduguna inanmamak gerektiğini yazmıstım zaten.

      son olarak ingilizceden direkt alınan radyasyon kelimesine, cagrıstırdgı anlamlar sebebiyle karsıyım. hemen hemen herkesın aklına radyoaktıf maddeler gelır radyasyon deyınce.

      fakat aslı ışımadır ve ışımalar da ıkı turludur : iyonlastıran ışıma, iyonlaştırmayan ışıma.


      bir de biz elektromanyetik dalgalara zararlı değildir demiyoruz. her şeyin çoğu zarar

      Sil

Konuyla ilgili sorularınız için yorum bırakmanız yeterli ^^
spam, reklam ve link içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.