26 Temmuz 2014 Cumartesi

Phytodensium Age Defying Serum / Direnç ve Canlılık Veren Saç Serumu

Ağırlıklı olarak cilt bakımı ve tabii ki saç bakımı hakkında yazdığımı farkettim ^^
Günün yazısı da saç bakımı üzerine.
Phyto markasına ait Phytodensium adlı serumu inceleyeceğiz bugün.

Başlamadan önce ; Phyto markasını çok sevdiğimi , saç kremleri ya da şampuanları benim için vazgeçilmez olmasa da serumlarının ve durulanmayan saç bakım kremlerinin yerine koyacak yeni ürünleri pek bulamadığımı, dolayısıyla bittikçe aldığımı tekrardan söylemiş olayım.
Kullandığım phyto ürünlerinin yorumlarını okumak için  buraya tıklayabilirsiniz.
Kuru saç uçları için mucize olduğunu düşündüğüm phyto 9 durulanmayan bakım kremi yorumlarımı okumak için ise burayı tıklamanız yeterli.



Phytodensium 'u tanımaya başlayalım.

Damlalıklı 50 ml 'lik bir şişede.
Kullanımı başta garip gelse de alışınca kolay.
Her bir seferde toplam 3 damlalık dolusu phytodensium serum uyguluyorum saç diplerime.
Serumu uyguladığınız saç dipleriniz temiz olmalı.
Yani banyodan sonra ; havluyla ıslaklığı alınmış nemli saç diplerine uyguluyoruz.
Hafifçe saç diplerine masaj yapıyoruz.
İstenirse ayrıca bir iki damla saç uçlarına da uygulanabiliyor. ( Ben böyle yapıyorum )
Hepsi bu kadar.
Yağlı bir yapısı yok. Aksine su gibi.
Her kullanımdan önce iyice çalkalanması gereken Phytodensium serum üzüm gibi kokuyor ^^
Kötü , yoğun veya rahatsız edici bir kokusu yok yani bu saç serumunun.



Gelelim ne için kullanıldığına.

Phytodensium saç serumu ne işe yarıyor ? Phytodensium 'u kimler kullanmalı ?

Phytodensium adı üzerinde direnç ve de canlılık veren bir serum.
Yaşlanma karşıtı bir içeriği var. Gatuline ve frenk üzümü ile zayıflayan saçları güçlendiriyor.
Ve saçını boyatmayan biri olarak en çok sevdiğim özelliği saçların beyazlamasını geciktiren Tirozin türevi içermesi.
Saçının özel bakıma ihtiyacı olduğunu düşünenler , saçı yakın zamanda işlem görmüş ve haliyle zayıflamış olanlar  bu  serumu rahatlıkla kullanabilir.
Özellikle benim gibi uzun saçlıların en çok yakındığı sorun olan " saçın uzadıkça zayıflaması , güçsüzleşmesi ve kolayca kırılması " sorununa çözüm getiriyor.
Referans olması açısından ; bel hizasında oldukça uzun saçlarım var ve gerekli bakımları yaptığım için kırığım yok ; saçım mat değil - aksine parlak.



Bu arada başta da yazdığım gibi 50 ml ve online dermokozmetik sitelerinde indirimli olarak 75 liraya kadar satılıyor. 
( güvenerek alışveriş yaptığım online dermokozmetik sitelerini okumak için burayı tıklayabilirsiniz )
Unutmadan ; 1 şişe serum , her banyodan sonra kullanıldığında 2 ay kadar gidiyor.

Sevgiler

Ps : Phytodensium da bittikçe alınacak phyto ürünleri listemde artık
Acaba bittikçe aldığım phyto ürünleri başlığı altına bir yazı mı yazsam ?  Ne dersiniz ? ^^

devamını oku

25 Temmuz 2014 Cuma

MAC Mineralize Volcanic Ash Exfoliator // Mac Volcanic Ash Eksfolyant

Merhaba ;

Volkanik küller içermesinin temizliğe ne etkisi olduğunu çözemediğim ; piyasadaki pek çok " peeling - maske " adı altında satılan tanecikli soyucu cilt bakım ürünlerinden de farkını göremediğim bir ürün oldu Mac Mineralize Volcanic Ash Exfoliator.

100 ml , tüp şeklinde plastik ambalajda. Miktarı az belki ; ama yine çok çok az miktarı yetiyor tüm yüze tek bir uygulama için.
Tüm bunlar artı özelliğine yazılabilse de aslında 82 liralık fiyatıyla ; " ben bununla aynı işi gören bir ürünü dörtte bir fiyatına alırım " dedirtiyor.



Kısaca , pek çok bloggerın yazdığı gibi övmeyeceğim. Sıradan bir ürün ; ama fiyatı epey fazla.
Fiyatına kanıp da almamak lazım ; çünkü tanecik içeren- eksfoliasyon yapan pek çok bakım ürününden farksız. Aynı işi görüyor. Mucize yaratmıyor.

Ve buna benzer pek çok bakım ürünü bulabilirsiniz.
Mesela ben yaklaşık dörtte biri fiyatına satılan ve şurada yorumlarımı okuyabileceğiniz Lush Dark Angels 'dan bir farkını göremedim. Aksine - Lush dark angels temizlikte bir adım önde.

Amerika Mac sitesinde satış fiyatı 28 dolar.
İnternette yorumlarda da epeyce övülüyor. Fakat görüldüğü iddia edilen etkileri sıradan bir ovucu cilt bakım ürünün zaten yapması gerektiği gibi : Cildi kir ve yağdan arındırmak, ölü derileri mekanik olarak uzaklaştırmak ve haliyle cilde daha aydınlık- temiz bir görünüm vermek.

Tüm bunları yukarıda da bahsettiğim , çok daha ucuza satılan Lush Dark Angels ve benzerleri de sağlıyor.
Daha fazla para vermek istiyorsanız Volcanic ash maskeyi de alabilirsiniz tabii ^^
Ben tekrardan almayacağım.

Sevgiler

ps : 
* Maalesef temizlenmesi biraz zor. Ilık su ile temizlemek lazım. Lavabo batıyor - kesin bilgi.
** Lush Türkiye 'den çekildi. Ama yurt dışında bir mağazasına rastlarsanız dark angels 'ı denemenizi şiddetle öneririm ^^


devamını oku

21 Temmuz 2014 Pazartesi

SMASHBOX Photo Finish Color Correcting Balance Primer // Smashbox Renk Düzeltici Balance Makyaj Bazı Yorumlarım

Merhaba ;

Makyaj Bazları  hakkında epey bir yazı var blogda. Ne işe yaradıklardan , çeşitlerine kadar.
Mesela şurada  makyaj bazları ile ilgili genel bir yazı ; şurada da çeşitlerini ve birbirine olan üstünlüklerini anlatan bir yazım mevcut.

Bu yazı ise pek çok kişinin merak ettiği smashbox primerlerden  renk düzenleyici olanı  hakkında



Smashbox markasının pek çok farklı özellikte makyaj bazı var bu arada - aydınlatıcı , nemlendirici vs vs. Bendeki ise yukarıda da yazdığım gibi mor renkli , renk düzenleyici etkisi olduğu yazan çeşidi.
Mor renkte ; fakat ciltte renk vermiyor. Uygulandığında renksiz.

Cildi aydınlatma , donuk görünümü giderme ve renk dengeleme gibi özellikleri var.

Peki bu özellikleri gerçekten gözlemliyor musun derseniz : 

Cilde yedirildiğinde renksiz - dolayısıyla bir kapatma ya da renk dengeleme özelliği yok. Fakat üzerine ne uygulanırsa uygulansın - fondöten ya da sadece pudra farketmez - daha canlı daha aydınlık bir görünüm alıyor cilt.



Smashbox dengeleyici - renk düzenleyici makyaj bazı yağlı ciltlilerin de hoşuna gidecektir ; çünkü uzunca bir süre yağlı görünümü ve burun bölgesi de dahil olmak üzere ciltte oluşabilecek parlamayı azaltıyor. Şöyle açıklayayım : bu mor renkli  makyaj bazı ile 10 saat içerisinde sadece bir kez yüzümü pudralama ihtiyacı duydum. 
Hem kalıcı hem de yağlanma geciktirme  konusundaki  performansı oldukça iyi.

Makyajın kalıcılığını arttırması gibi özellikler  bir makyaj bazının asli görevi olduğundan , bu konudaki başarısını normal kabul ediyorum ve üzerinde durmuyorum ^^

Ancak ;

Ciltte ağırlık yapmaması artı hanesine yazılmalı. Kullandığım günden bu yana sivilce gibi kötü sürprizler yaşatmaması da keza...



Fakat başta da yazdığım gibi , renk dengeleme - düzeltme özelliği yok. 
Cilde zahmetsizce yayılıyor , iyice yedirildiğinde renksiz , sadece hafifçe aydınlık bir görünüm veriyor. Sivilce izi varsa bile ; smashbox makyaj bazını üzerine sadece birazcık pudra geçerek kullanabiliyorum. Cildim kötü veya lekeli durmuyor. Aksine daha canlı. 
Fotoğraflarda da cilt oldukça hoş çıkıyor bu arada. ( yazmasam olmazdı )

Ha 120 lira verilir mi  bir makyaj bazına ? Bu ayrı bir konu.
Fakat bütçeniz müsaitse ; iyi ve uzun süre kullanabileceğiniz bir makyaj bazı arayışındaysanız ( smashbox color correcting primer 30 ml ; fakat tüm yüze bir bezelye tanesi kadar ürün yetiyor - tabii tüm yüz yerine belirli bölgelere kullanacaksanız - burun çevresi mesela - daha da uzun süre kullanabilirsiniz. ) tavsiye edebilirim. Benzer fiyat aralığındaki şu laura mercier makyaj bazından performans olarak çok daha iyi mesela.5-6 saat değil , neredeyse 10 saat makyajınız derli toplu duruyor smashbox primer ile. Hatta toplamda 4 adet 6ml testerını kullandığım mac prep and prime makyaj bazını da döver açık ara.



Smashbox primerler paraben içermiyor.
Sevil parfümeri mağazalarından ya da online olarak derinmor.com 'dan alabilirsiniz.

Sevgiler
Ps : Kullanmaya başladığım ilk günden bu yana sivilce vb sorunlarla karşılaşmadım. Yalnız gün sonunda makyaj varsa da yoksa da cildimi dermalogica precleanse ile temizlediğimin de altına çizeyim ^^


devamını oku

3 Temmuz 2014 Perşembe

Doğal At Kılı Selülit Fırçası Hakkında - Eda Taşpınar At Kılı Fırça İşe Yarıyor Mu ?

Merhaba ;

At kılı fırçadan bundan iki ay kadar önce instagram hesabımda bahsetmiştim. Selülite karşı , sorunlu bölgeyi aşağıdan yukarıya fırçalamanın etkili olduğunu - bu şekilde yapılan fırçalamanın pek çok kremden daha iyi etki ettiğini duyduğumdan beri kullanıyorum at kılı fırçayı diyebiliriz.

Merak edenler için şuradaki yazımda da selülitlerden kurtulma yöntemlerinden bahsetmiştim .

İşte yazıda bahsettiğim pek çok püf noktanın yanında benim gizli silahım at kılı fırça diyebilirim.
Amaç dolaşımı hızlandırmak. Kullanmaya başladığım ilk zamanlardan son 1-2 haftaya kadar ; sabah 5 dakika ve akşam 5 dakika olmak üzere günde iki kez ek bir selülit kremi veya serumu uygulamadan kullandım.
Zaten şeker ile tuzu kesmişseniz ; bol bol da su içiyorsanız sorunun çözümünde yarı yarıya yol almışsınız demektir. Geri kalan yarının önemli kısmı ise kuru bir şekilde bir at kılı fırça ile fırçalamak vücudunuzu. 
Son iki haftadır da serum uyguladıktan sonra fırçalama yapmayı tercih eder oldum. Şöyle ki ; normalde bu tarz selülit giderici serum ve kremler tek başına pek etkili değil , epey de masaj yapmak gerekiyor uygulama sırasında malum. Ama serumu uyguladıktan hemen sonra at kılı fırçasını kullandığımda masaj etkisini , hatta daha yoğun halini elde etmiş oluyorum. 




Şeker ve tuza mesafe koyup , bol su içmeden ve biraz da olsa hareket etmeden selülitin tek başına kremle gitmeyeceği kesin.
 Fakat sadece kuru fırçalama yerine selülit kremi + kuru fırçalama ya da selülit serumu + kuru fırçalama 'nın daha etkili olacağı muhakkak. 
Bu arada Çeşitli marketlerde selülit fırçası adı altında satılan değişik versiyonları var bu fırçanın. Bendeki ise Eda Taşpınar 'ın adını taşıyan at kılı fırça. Watsons'larda , modagram adlı sitede satışı var. 
Selülitten kurtulmak için pek çok yöntem denemişseniz ; fakat elle tutulur bir sonuç alamamışsanız bir de at kılı fırça ile kuru fırçalama yöntemini denemenizi şiddetle öneririm.
Hatta beğendiğiniz bir selülit giderici ürün varsa önce onu uygulayın sorunlu bölgeye ; sonra başlayın aşağıdan yukarı fırçalamaya ^^
Kesinlikle farkı gözlemlersiniz. 



Bu arada çerçilerde markasız at kılı fırçalar da satılıyor. Eda Taşpınar 'ın selülit fırçası gibi göze hitap etmiyorlar pek ; üzerinde tutacak lastiği de yok falan ; ama daha uygun fiyatlılar. İş de görürler gayet ^^

Sevgiler

Ps : 
* Eda Taşpınar at kılı fırçası 39 lira. Internette de watsons'larda da fiyat aynı. Çünkü kargo ücreti yok.
** yeni yıldan beri şeker tüketmiyorum , bol su içiyorum ve spor yapıyorum düzenli olarak. Bunların da var olan selülitlerimin azalmasında etkisi çok. Fakat inatçı bölgelere çözüm getiren nedir derseniz at kılı fırça ile kuru fırçalama yapmak derim. Şimdi selülitlerim neredeyse sıfırlandıysa ve çoğu yerde sıkınca bile belli olmuyorsa bu at kılı fırçanın marifeti.
Günde 2 kez ; toplam 10 dakika ^^



devamını oku

28 Haziran 2014 Cumartesi

Arama Anahtar Kelimeleri ve Cevaplar

Uzun zamandır " arama anahtar kelimelerine " cevap yazısı yazmıyordum.
Bugün böyle olsun ^^

1. Dermalogica göz kremi kullananlar

Başkalarını bilmem ; ama ben kullanıyorum :)
30 yaş ve üzeri iseniz Intensive eye repair 'ı tavsiye edebilirim. Etkileri muazzam. Yalnız retinol içeriyor ; haliyle sadece gece kullanıyorum. Bunu alacaksanız ve " sabahları da göz kremi kullanmalıyım mutlaka " diyorsanız ; sabah için başka bir krem kullanmanız gerekecek mecburen.

2. En iyi güneş kremi

Cilt tipine , yaşa , hangi bölgede kullanacağınıza ve pek çok başka kritere göre herkesin en iyisi değişir tabii ki. Fakat uygun fiyatlı bir şey olsun diyorsanız sebamed 'i önerebilirim.
Bunun dışında ; " fiyatı önemli değil " diyorsanız ve bir de yağlı ciltliyseniz şurada yazdığım kremlerden biri işinize yarayabilir.



3. Amazon türkiye sipariş 2014

Amazon sitesinden alışveriş ile ilgili şöyle bir yazı yazmıştım ayrıntılı olarak. Yazdığım her şey hala geçerli.
Her satıcıdan alışveriş yapmayın.
Satıcının amazon olmasına dikkat edin.
Makyaj ürünlerinin , her türlü kozmetiğin gümrükten geçmesi hala sorun. Gerçi amazon.com bazı ürünlerin adresinize yollanamayacağı konusunda daha ürünü sepete attığınız anda uyarıyor sizi. Ama sepete ekleyebildiğiniz ve gönderimi yapılıyor yazan bir makyaj ürünü olsa da , burada gümrüğe takılma ihtimali hep var.
" Bazılarının kargosu ulaşıyor ama " diyebilirsiniz. Fakat bunlar hep risk. Riski göze alıyorsanız alışveriş yapın.
Örnek olarak , makyaj fırçaları gümrükten geçiyor rahatlıkla ; fakat fırçaları bile gümrüğe takılan 1-2 kişiyi gördüm - okudum. İstisnalar hep olacak. ^^

4. Denenmiş bitkisel saç yanığı tarifi

Saç yanığını tamamen giderecek bir karışım , tarif vs yok maalesef. Yanmış saça en iyi gelecek şey kestirmek. Kırık saçınızı onarmak için maske yapabilirsiniz , düzleştiriciden zarar görmüş saçlar için de bakım mevcut. Fakat yanmış saçlar ...
Ufak bir ihtimal ama yoğun yanık kısımları kestirdikten sonra yapacağınız keratin maskesi işe biraz da olsa yarayabilir.

5. Kuru şampuan kullananlar

Ben. Her zaman değil tabii ; fakat 2-3 ayda bir de olsa hayat kurtarıcı görevi üstleniyor.
Kuru şampuanın nasıl kullanılır konulu yazımı buradan okuyabilirsiniz.
Kullandığım kuru şampuanlardan birini ve özelliklerini de buradan okuyabilirsiniz.

Sevgiler

Ps : Arada sırada sık aranan konulara cevapları içeren bu tarz yazılar yazmayı planlıyorum. En azından fırsat buldukça ^^

devamını oku

24 Haziran 2014 Salı

CLARISONIC MIA 2 FIRÇA BAŞLIKLARI VE ÖZELLİKLERİ // KİM HANGİSİNİ KULLANMALI // CLARISONIC BRUSH HEADS

Daha önceden , artık beraberliğimizin birinci yılına az kalmış olan Clarisonic Mia 2 sonik yüz temizleme cihazı ve özellikleri üzerine bir yazı yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz.

Bu yazı ise pek çok kişide soru işaretleri oluşturan  Clarisonic Yedek Fırça Başlıkları üzerine olacak.

Kim hangi Clarisonic fırça başlığını kullanmalı , fırçaların birbirinden farkı var mı  vb sorulara cevap bulabileceksiniz.



Başlayalım.

Öncelikle bir Clarisonic Mia 2 cihazı satın aldığınızda , cihaz üzerinde başlığı ile gelecektir. Bu fırça , hassas ciltler için uygun olduğu yazan fırça oluyor.

Peki bu fırça sadece hassas ciltlere özel mi ?
Kocaman bir hayır.

Hassas ciltler için uygun denilen bu fırça , birkaç kişinin de yazdığı gibi sivilce vs yapıyor mu ?
Buna da kocaman bir hayır. Clarisonic yüz temizleme cihazı kullanımı sonrasında sivilcem oldu diyorsanız ortada iki ihtimal var :

1. Fırça başlığını düzenli olarak temizlemediniz ki bu resmen intihar. Tüm o fırçada biriken bakterileri defalarca yüzünüze sıvamış (o_O) olacaksınız çünkü.
2. Fırçayı yüzünüze sertçe bastırdınız kullanırken ve tahriş ettiniz. Hali hazırda bir sivilceniz varsa bunu yüzünüzün muhtelif yerlerine taşıdınız fırça ile.



Normal ciltler , genişlemiş gözenekler ve akneli ciltler için diyerek sınıflandırılmış başka fırçaları da var clarisonic 'in. Bunları ayrıca satın alıyorsunuz. ( Şu an Sephora mağazalarındaki güncel fiyat her bir fırça başlığı için 60 lira )

Her tür fırça başlığının rengi bir diğerinden farklı. Mesela yağlı ciltler için önerilen  " geniş gözenekli ciltler için uygundur " denilen deep pore fırça başlığında iki hat mavi temizleyici kıllar varken ; bu hatlar normal ciltler için uygundur denilen fırçada tek sıra ve siyah renkte.

Üç fırça başlığını da ayrıntılı olarak incelemiş biri olarak şunu söyleyebilirim.

Fırça kıl kalınlıklarında fark yok. Fırça kıllarının yapıldığı malzemede bir farklılık yok.
Bu fırçalardan birine " hassas ciltler için uygundur " denirken , bir diğerine " genişlemiş gözenekleri olanlar bunu kullansın " denmesinin tek sebebi de fırça kıllarının yoğunlukları.
Yani , hassas ciltler için olan fırça başlığında kıllar daha seyrekken , deep pore adındaki yağlı ciltler için uygun olan fırça başlığında temizleme işini gören kılların yerleşimi çok daha sık.

Normal ciltler için olan fırçayı ilk kez kullanıyorum. Fakat daha sık kıllara sahip olan deep pore fırça başlığını bundan önce iki kez daha kullandım ve etkisini daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.



Clarisonic bu fırçaları cilt tiplerine ve özelliklerine göre sınıflandırsa da ; normal cilt tipine sahip birinin deep pore fırça kullanmaması için hiç bir neden yok.
Ya da hassas cilde sahip birinin deep pore fırça kullanmaması yönünde bir engel yok.
Önemli olan cihazın doğru kullanımı , fırçayı cilde sürterek yüzde dolandırmamak.
Fırçayı yüzünüze bastırarak temizlediğiniz sürece en hassas fırçayı da kullansanız tahriş edersiniz cildinizi ^^

Özetlersek ;
Bu fırça başlıklarının , başlıktaki kıl yoğunlukları dışında farkları yok.
Onları farklı cilt tiplerine özel yapan da bu yoğunluk zaten.
Daha iyi bir temizlik istediğim için deep pore fırça kullanıyorum.  Hassas fırça da iyiydi , normal fırça başlığı da. Dediğim gibi , tercih meselesi.
Siz yeter ki fırçayı yüzünüze bastırarak kullanmayın ^^
Ben makyajımı çıkardıktan sonra kullandığım için 3-4 günden önce yıkamıyorum ; ama makyajınızı da clarisonic temizleme cihazı ile çıkartıyorsanız daha sık aralıklarla yıkayın ve kurumaya bırakın.
Ve fırçanızı 3 ayda bir değiştirmeyi unutmayın.

Sevgiler

Ps :
*Tekrar yazayım ; fırça başlıkları sivilce yapmıyor. Sivilceyi sadece iyi temizlenmeyen fırça yapar.
" Şu fırça başlığını kullandım sivilce yaptı , sonra şunu kullandım ve sivilce yapmadı " türü yorumlara itibar etmeyiniz ^^
** Yukarıda Clarisonic yedek fırça başlıklarının fiyatını yazmıştım. Cihazın fiyatı ilk geldiğinde 350 lira idi. Dolar ve euro artışından sonra 440 ya da 450 oldu sanırım ^^


devamını oku

20 Haziran 2014 Cuma

PERRICONE MD COLD PLASMA EYE // COLD PLASMA GÖZ KREMİ

Merhaba ;

Daha önceden instagram 'dan paylaştığım perricone md cold plasma göz kremi bugünün yazısı.
Pek çok kişinin karşı koyamayacağı bir sürü vaadi var.
Hem şişlik , hem koyuluk , hem ince çizgiler ... bir çok konuda işe yarayacağı yazıyor kutusunun üzerinde.



Peki ne kadarı doğru ? Perricone Cold Plasma Eye işe yarıyor mu ? Perricone MD Cold Plasma Kimler için Uygun ?

Her cilt tipi ve her yaş için uygun bir göz kremi.
Uygulanmasında , emiliminde hiçbir sorun yok. Göz çevresinde aşırı yağlı bir his olmuyor. Milia da olmuyor . ( Hatta kullanım süresince azaldığını bile gözlemledim.)



Rahatsız edici yanı kokusu. Balık gibi kokuyor. İlk zamanlar göz kremini uygularken nefes almamaya çalışıyordum mesela. Zamanla alışıyor insan tabii , ama bu kötü kokmuyor anlamına da gelmiyor.
Cold Plasma Eye 'ın sonuna geldiğimde alışmıştım kokusuna, hatta ikincisinde kokuyu fark etmeyeceksin bile diyenler de olmuştu.



Kremi bitirdim ve yenisini almadım.
Neden yeni bir Cold Plasma Eye almadığıma gelirsek.  Fiyatı ülkemizde çok ama çok uçuk. 95 dolarlık göz kremini sen gelip burada 370 küsür liraya satarsan ve 2 ayda kremin dibini bulmuş olursam ; tekrardan almak için düşünürüm  ve gider yarı fiyatına bir dermalogica alırım.
Kreme kesinlikle kötü diyemem. Şişlikleri bile indirebilen , göz çevresinde yorgun görünümü önüne geçmeyi sağlayan bir krem cold plasma eye - tamam. Ama şu Türkiye fiyat politikası çok saçma ve yanlış.Herkesin pahalılığından dem vurduğu Dermalogica bile yanında masum kalıyor.



Özet olarak cold plasma eye ;
Kokusu dışında gayet etkili , 30 yaş üzerinin bayıla bayıla kullanacağı bir göz kremi.Şişlik , ince çizgilerde hafifleme vs , bunların hepsini gözlemledim. Hatta çok koyu göz altlarım olmamasına rağmen , göz altlarına güzel bir aydınlık verdiğini bile söyleyebilirim.
Ama ben prof. olana kadar seçeneklerim arasından çıkardım. 95 doların Türk parası karşılığı ya da bir miktar üzerine satılırsa alırım ; ya da bir ABD seyahati yaparsam neden olmasın ? ^^



Sevgiler
devamını oku

12 Haziran 2014 Perşembe

Sağlıklı Saçlara Sahip Olmak İçin 3 Kural // Saç Bakımı Temelleri

Merhaba ;

Çoğunluğun da üzerinde anlaşacağı üzere saçlar biz kadınların en önemli süsü ^^
Bakımlı olmak ; sadece cilt ve vücut temizliği ve birkaç renkli makyaj malzemesini kapsamıyor. ( bana kalırsa bakım ile makyajın hiç ama hiç alakası yok ve yine bakımlı olmak sadece kendimize değil çevremize duyduğumuz saygıdan da ileri geliyor. Bakım = temizlik benim denklemim ^^ )
Saçların da bu tabloda yeri önemli. Fakat bakımlı saçlardan kastım fönlü , düzleştirilmiş ya da maşalı olması veya boyanması değil. Aksine bunlar saçın sağlığından alıp götüren işlemler.
Bakımlı saçlardan bahsediyorsak söz konusu saçın her gün yıkanması da değil. ( bu da saç derisine dolayısıyla saça zarar verir )
Bakımlı saç ; mümkün olduğunca kırıksız , doğal parlaklığını ve hacmini yitirmemiş , saç tellerinin doğal yapısı bozulmamış saçtır.
 Peki o doğal yapısı bozulan teller nasıl oluyor ?
Normalde dalgalı saçlarınız varsa ; ama düzenli olarak yaptığınız düzleştirme ve fön işlemlerinden dolayı , işlemsizken bile saçlarınız artık düze yakın duruyorsa artık ısıl işlemlerle aranıza mesafe koyma vaktidir.



Bu yazıda basit kurallara uyarak nasıl sağlıklı saçlara sahip olabileceğimizi inceleyeceğiz ^^

Bence en önemli kısım ve ilk madde sağlıklı beslenme. Artık diyet yapanlar ya da demir eksikliği olanlar için özel şampuanlar bile çıkarılmış ; ama her sabah kahvaltıda 1 yumurtaya kimsenin itirazı olmaz sanırım. 

Ikinci madde saç bakım yağları. Hindistan cevizi yağı olabilir , argan yağı ya da başka karışım saç bakım yağları Haftada bir kez uygulayın. Rutininizde olsun. Bu tarz bakımlar ; ısıl işlemlere sık başvuranların da saçını toparlayıp daha sağlıklı bir görünüme kavuşturacaktır.

Üçüncü olarak günlük olarak uygulanan , durulanmayan saç bakım kremlerine geliyor sıra. Tabii ki pek çok daha uygun fiyatlı alternatif vardır ; fakat favorim phyto 9. En kuru saç uçlarını bile hizaya getiriyor. 

Yukarıdaki 3 madde sağlıklı sağlara sahip olmak için yeterli.

Bunun dışında saçınızı düzleştirecekseniz mutlaka ısıya karşı koruyucu sprey kullanılmalı.Tararken kırılmasını istemiyorsanız da standart fırçalar yerine tangle teezer benzeri , hem dolaşıkları açan hem de saçı kırmadan tarayabileceğiniz fırçaları tercih edebilirsiniz.
( Ben kullanıyorum , çok da memnunum , yazısı burada )


Blogda 3 yıldır  saç bakımı üzerine pek çok yazı yazdım. Bu yazıyı hepsinin bir özeti olarak görebiliriz. 

  Saç bakımı veya saç bakım ürünleri ile ilgili yazılarımı okumak için buraya ; kırıksız saçlara sahip olmak için gerekenleri okumak için buraya  tıklayabilirsiniz. Bir de burada , saçı daha hızlı uzatan bir iki yöntem var tabii ^^

Sevgiler

devamını oku